ORUÇ VE TAKAT
بسم الله الرحمن الرحيم ORUÇ, İTÂKA VE İSTİTÂ' Bakara Suresinin 184. Ayetinde geçen وَعَليٰ الَّذ۪ينَ يُطِيقُونَهُ İfadesinin tefsir ve izahı: (Ayette ilk olarak geçen) Hasta ve yolcu gibi geçici özürlüler böyledir. Devamlı özürlü olan ikincisine gelince: وَعَليٰ الَّذ۪ينَ يُطِيقُونَهُ gerek eda ve gerekse kaza olarak oruca zor dayanabilen, orucu güçsünen yani oruç, takatlerini tüketecek olanlar, mesela pek ihtiyarlamış veya iyileşme ümidi olmayan müzmin bir hastalığa yakalanmış bulunanlar üzerinde, فِدْيَةٌ yedikleri her oruç yerine bir fidye, yani طَعَامُ مِسْك۪ين bir yoksul yiyeceği farzdır. Bundan dolayı muhayyer vücub muhtemel olmakla birlikte, birinci şık tercih edilmektedir. Yani bu fidye durumu, bir mazeret dolayısıyla eda ve kazaya tam imkan bulunmadığı takdirde kaza ve kısmen de eda manasında olmak üzere meşru kılınmıştır ki, اَلَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَ “oruca dayanıp kalanlar” bu mazeretin daima sahibidir ve bunda nesih yoktur. Şimdi b...





